๑۩۩๑Burada her şey "NET"๑۩۩๑

islamiforumlar.net




Go Back   islamiforumlar.net - islami forum > İSLAM VE AİLE > İslamda aile hayatı
Anasayfa Kuran-ı Kerim Kuran Öğren İslami rüya tabirleri İslami Oyunlar İlahiler İletişim
İslamda aile hayatı İslam ve aile ile ilgili hertürlü paylaşımlar

Yatak odasında İslâmi Kurallar…

Bismillahirrahmanirrahim Esselâmu aleykum. Konu : Yatak odasında İslâmi Kurallar “Ey Muhammed! Sana kadınların ay başı halinden de soruyorlar. De ki: O bir eziyettir Onun için ay başı halinde oldukları zaman ...


Yeni Konu aç CEVAPLA

 

Seçenekler Değerlendirme
Alt   #1 (permalink)
Mekkavi
Başarılı Kardeşimiz

Standart Yatak odasında İslâmi Kurallar…





Bismillahirrahmanirrahim
Esselâmu aleykum.

Konu : Yatak odasında İslâmi Kurallar

“Ey Muhammed! Sana kadınların ay başı halinden de soruyorlar. De ki: O bir eziyettir Onun için ay başı halinde oldukları zaman kadınlardan çekilin ve temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın. İyice temizlendikleri zaman ise Allah'ın emrettiği yerden onlara varın, yaklaşın Şüphesiz ki Allah çok tövbe edenleri de sever, çok temizlenenleri de sever. Kadınlarınız sizin (çocuk sahibi olmanız için) ekiminizdir. Yerinizi sürün nasıl dilerseniz öyle ekin. Kendinizi önceden (uygun davranışlarla) hazırlayın. Allah'tan sakının. Ona, hiç şüphesiz kavuşacağınızı bilin, (ey Muhammed) bunu inananlara müjdele. (Bakara sûresi 222-223. âyetler)

Kuran’ı kerimde bu hususlar ile ilgili yorum şöyledir :
(Cinsi temasın şekli sınırlı değildir. Yasak olan sapık ilişkidir. Bu âyeti kerimede kadın erkek ilişkileri gerçek yönü ile anlatılmıştır. Her zaman tarafların birbirlerine iyi davranmaları. Cinsi temastan önce ruhen yakınlaşmalarının önemi, davranışlarda iyi niyetin esas olması. Kadına sadece önden temas yapılmasıdır.)

“Kadınının (Yüce Allah’ın emrettiği yerin dışında)makatından ilişki kuran melundur.” ( Faydul kadir hadis no 8204 )

Yukarıdaki 8204 nolu Peygamber s.a.v.’in sahih hadisi şerifinde konu edilen kadınlarımıza yaklaşma biçimi şöyledir: Bu konu tamamen anne ve babanın çocuklarına yeteri kadar düzgün eğitim verememiş olmalarından kaynaklanmaktadır.

Bunlar; Kötü çevre, çirkin alışkanlıklar edinmiş, iyi aile terbiyesi almamış çocukların davranış biçimleridir. Oysa çocuk, anne ve babaya Allah'ın bir emanetidir. Anne ve baba çocuklarının Allah ve Peygamber yolunda yetişmelerini sağlamalıdır. İslâm dinini emrettiği kuralların tamamını çocuğuna öğretmelidir.

Aksi halde Allah indinde sorumlu olurlar. Evlenme çağına gelenleri ise dini bütün kişilerle evlendirmeli, evlilik kurallarını ve kadınlarına yanlış yaklaşım biçiminden kaçınmalarını, yatak hayatı konusunda da yeteri kadar bilgi sahibi olmaları sağlanmalıdır. Anne ve babanın yukarıdaki konuların dışında çocuklarına öğreteceği, eğiteceği daha birçok husus vardır.

Bilerek veya bilmeyerek hataya düşmüş olanlar varsa, Yüce Allah bütün günahları affeder. Tövbe istiğfar eder, inşallah günahları affolur.

Yüce Allah âyeti kerimede şöyle buyurmaktadır:
“Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin, çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok bağışlayan, çok esirgeyendir.” (Zümer sûresi 53. âyet)

Hazreti Lüt Peygamber a.s. da kavmini uzun bir süre doğru yola davet etmiş fakat sapıklıktan ve edepsizlikten onları vaz geçirememişti. Hiçbir toplumda görülmeyen sapıklık ve fenalıkları açıkça yapıyorlar kadınları bırakıp hem cinslerine meylediyorlardı. Lut kavmini de zaten Allah’u teâlâ bundan dolayı helâk etmiştir.

“Çünkü siz, şehveti tatmin için kadınları bırakıp da şehvetle erkeklere yanaşıyorsunuz. Doğrusu siz taşkın Haddi aşan bir kavimsiniz.” (Araf sûresi 81.âyet)

“Lüt’u da gönderdik. O, kavmine demişti ki ; Gerçekten siz, daha önce hiç bir milletin yapmadığı hayasızlığı yapıyorsunuz.” (Ankebut sûresi 28. âyat)

“(Bu ilâhi ikazdan sonra) Siz ille de erkeklere yaklaşacak, yol kesecek ve toplantılarınızda edepsizlikler yapacak mısınız? Kavminin cevabı ise şöyle demelerinden ibaret oldu; Eğer öğütlerin doğru ise hadi bize Allah’ın azabını getir dediler.” (Ankebut sûresi 29. âyat)

Hazreti Lüt a.s. öylesine bunalmıştı ki, kavminin yaptığı baskı, itaatsizlik ve ahlâksızlık dayanılmaz boyutlara ulaştığı için yüce Allah’a duâ etmiştir.

“(Lüt, Rabbim şu fesâtçılar güruhuna karşı bana yardım eyle dedi.” (Ankebut sûresi 30. âyat)

Bu konu ile ilgili Kura’ndaki yorum şöyledir ;
(Lüt a.s. mın duası üzerine Allah, Genç delikanlılar suretinde melekler gönderdi. Onlara kavmi tecavüze kalkışınca helâk olmayı hak ettiler.)

“Elçilerimiz (Melekler) Lüt’a gelince lüt onlar hakkında tasalandı (kavminin onlara sarkıntılık yapmalarından çekindi) Korkma çekinme çünkü biz senide aileni de kurtaracağız. Yalnız (azapta) kalacaklar arasıda karın hariç dediler.”
(Ankebut sûresi 33. âyat)

Bu ayet ile ilgili Kura’ndaki yorum şöyledir ;
(Melekler, insan kılığında geldiklerinden, ilk önce Hz. Lüt onların melek olduğunu anlayamadı. genç delikanlı şeklinde bürünmüş oldukları için, kavminin onlara da sarkıntılık etmesinden endişelendi. Bunun üzerine melekler, Hz. Lüt’a Allah’ın elçileri olduklarını açıkladılar.)

“Şehir halkı (çirkin arzuları için) birbirlerini kutlayarak (Meleklerin yanına) geldiler.” (Hicr sûresi 67. âyet)

“(Lüt) onlara, bunlar benim misafirlerimdir. sakın beni utandırmayın, Allah’tan korkun beni rezil etmeyin dedi.” (Hicr sûresi 68. 69. âyetler)

“Biz seni, halkın işine karışmaktan men etmemiş miydik dediler.” ( Hicr sûresi 70. âyet)

“Melekler şöyle dediler: "Ey Lût, bizler, rabbinin elçileriyiz. Onlar kesinlikle sana el süremezler.” (Hud sûresi 81. âyet)

Cenabı Allah’ın gazabı Lüt kavmi için artık kaçınılmaz hale gelmiş idi.
“Gecenin bir bölümünde âile fertlerini yola çıkar, sende arkalarından yürü, sizden hiç kimse, sakın dönüp de ardına bakmasın, gitmeniz istenen yere gidin.” (Hicr sûresi 65. âyet)

Lut a.s. kavminden inananları, ailesi ve iki kızı ile birlikte, onlara en yakın olan (Savğar) kasabasına doğru gece yarısından sonra yola çıkardı.

“Bunun üzerine biz de onu ve geri kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın hariç bütün ailesini kurtardık.” (Şuara sûresi 170. 171 âyetler)

“Ona (Lüt’a) şu kesin emri vah yettik ki ; Sabaha çıkarken mutlaka onların sonu gelmiş olacaktır.” (Hicr sûresi 66. âyet)

“Böylece ülkelerini, üstünü altına getirdik. Üzerilerine de balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.” (Hicr sûresi 74. âyet)

Bu konularla ilgili Kuran’ı Kerimdeki ki yorum şöyledir ;
(Daha sonra da üzerilerine taş yağdırmıştır ki, bir millet yok olup tarih sahnesinden silinmesi için bundan daha şiddetli helâk olamazdı. Hz. Lüt’un kavminin helâk edilişi Cebrail a.s.’ın aldığı emir üzerine bu kavmin kasabalarının yükseğe kaldırıldıktan sonra alt üst ederek yere çarpmasıyla gerçekleşmişti.)

“İşte bunda düşünen ferasetli kimseler için ibretler vardır.” (Hicr sûresi 75. âyet)

“O şehrin harabeleri bir yol üstünde hâlâ durmaktadır.”(Hicr sûresi 76. âyet)

“Hakikaten bunda iman edenler için bir ibret vardır.”(Hicr sûresi 77. âyet)

Söz konusu altı üstüne getirilen kasabalar, Kudüs’e yakın olan ölü denizin (lüt gölü) alt kıyısında ve yol üzerinde olan harabe halindeki, (Sedum ve amura) kasabalarıdır.

“Biz dileseydik herkese hidayet verirdik. Fakat cehennemi hem cinlerden (şeytanlardan) hem insanlardan bir kısmıyla dolduracağım diye benden kesin söz çıkmıştır.”(Secde sûresi 13.âyet)

Yüce Rabbim hepimizi Kuran ve peygamber yolundan ayırmasın. Hepimize dünya ve ahiret güzellikleri nasip etsin. Hepimizi peygamberimiz s.a.v. me Cennette komşu eylesin.

Sevgiler ve saygılar. Hoşça kalın. Mekkavi…

PAYLAŞ
Facebook Twitter Google



Mekkavi isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt   #2 (permalink)
Mekkavi
Başarılı Kardeşimiz

Standart





Sizlerdende Allah razı olsun.
teşekkür ederim.




Mekkavi isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt   #3 (permalink)
Hümeyra
Süper Kardeşimiz

Standart





Selamün aleyküm bir sorum olacaktı. Peki ya eşlerden biri psikolojik olarak rahatsız, engelleyemediği takıntıları var ve eşini yukarda verilen örneklere yakın durumlarda görmek isterse ona islamda hüküm nedir? o da mı böyle cezalandırılır ahirette, yoksa affı mağfirete uğrarmı hastalığı gerekçe gösterilerek?

Gönül sızım...

Ve Aleykümselam bu soruyu Alo Fetva hattına sorun bence bunun cevabi, konumu,şartlari cok ince ve karişik !!vebalini, mesuluyetini almak ağırdir..




Hümeyra isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt   #4 (permalink)
ihvan
Uzman Kardeşimiz

Standart





Yatak Odası: Birbirlerine helal olan kadın ve erkeğe ait olan odaya yatak odası denir. Dolayısıyla bu iki insan arasında, bir iki şey haram kılınmış, bunun dışındakiler tamamen helal kılınmıştır. Haram da sadece "cinsel beraberliğe"dir. Görmeye, dokunmaya, bakmaya, vücutların (tenlerin) temasına değildir.
Haram kılınanlar da şunlardır:
1-Kadına makattan yaklaşmak
2-Kadına hayız ve lohusa hallerinde yaklaşmak.
Başka da yoktur.

NOT: Koca ısrar etse dahi, kadın bu şekilde bir cinsel beraberliğe müsaade edemez velev ki talak da gündeme gelse.
Mesela, koca hanımının namaz kılmasına müsaade etmiyor, böyle bir emre kadın itaat edebilir mi? Edemez değil mi? Bunun gibi!
Başka da ifade edeceğimiz bir şey yoktur.
Bunun dışındakiler için her şey serbesttir, haram değildir.

NOT: Bir erkek kendisine helal olmayan (nikahsız) bir kadına makattan yaklaşırsa bu fiile "zina cezası" uygulanmaz. Her ikisi de bunu istemişse günahkar olurlar ve ilgili mahkeme onları ikaz eder, azarlar ve onlara şiddet de kullanabilir.

NOT: Günümüzde, sanal alemin, çevrenin, erotik gıybet ve dedikoduların yaygınlaşması, erkeklerimizi ve kadınlarımızı bir anlamda "cinsel istek ve şekil" anlamında zafiyet içersine sürüklemiştir. İbadetlerinde hassas olan ailelerde de bu tür vakalar görülmektedir.
Çoğu kadın ve erkek,
İslami, psikolojik ve psikiyatrist terapi almak durumundadır. Acı ama gerçektir.
Allahü Teala bizleri tertemiz kılsın. Amin.




ihvan isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç CEVAPLA

Bookmarks

Seçenekler
Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:



Powered by vBulletin® Version 3.8.9
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0

© Tüm Hakları Saklıdır.
Bu websitesinde Bulunan Yazılar
AKTİF KAYNAK LİNK belirtilmeden kullanılamaz.

Din