๑۩۩๑Burada her şey "NET"๑۩۩๑

islamiforumlar.net





Go Back   islamiforumlar.net - islami forum > KÜLTÜR,EDEBİYAT MİZAH > Sağlıklı yaşam > Hastalıklar
kayit ol
Anasayfa Kuran-ı Kerim Kuran Öğren İslami rüya tabirleri İslami Oyunlar İlahiler İletişim

Burundan Sarı Su Gelmesi - Sinüzit

burundan su gelmesi, burundan su akması, burundan sarı su gelmesi, burundan sarı sıvı gelmesi, burundan sıvı gelmesi, sinüzit nedir, sinüzit belirtileri, burundan akan sarı su, burundan akan sarısıvı 1. Sinüzit ...


Yeni Konu aç Cevapla

 

Seçenekler Değerlendirme: Konunun ortalama Değerlendirmesi 5,00/3,67 puandır.
Alt   #1 (permalink)
ömr-ü diyar
Uzman Kardeşimiz
Standart Burundan Sarı Su Gelmesi - Sinüzit

burundan su gelmesi, burundan su akması, burundan sarı su gelmesi, burundan sarı sıvı gelmesi, burundan sıvı gelmesi, sinüzit nedir, sinüzit belirtileri, burundan akan sarı su, burundan akan sarısıvı

1. Sinüzit nedir?
Burun ve göz çevresindeki kemiklerin içinde bulunan boşluklara “sinüs”; bu boşlukların içini döşeyen mukozanın iltihaplanmasına “sinüzit” denir.
İnsanlarda 10-20 civarında büyüklü-küçüklü sinüs bulunur. Her sinüsün tek tek veya gruplar halinde buruna açılan drenaj kanalları vardır. Bu kanallardan geçen burun mukozası, aynı bir odanın badanası gibi sinüs içini çepeçevre örter. Normal şartlarda, bu mukoza, aynen tükürük veya gözyaşı gibi berrak bir salgı üreterek bu kanallardan burun içine akıtır ve solunum yolunun nemli olmasını sağlar.

2. Hangi durumlarda sinüzit meydana geliyor? (Sinüzit nasıl oluşur?)
Akut sinüzit, tipik olarak “viral üst solunum yolları enfeksiyonu” da denen bir “nezle”yi takiben ortaya çıkar. Burun ve sinüs mukozasındaki (özellikle drenaj kanalındaki) şişlik, sinüsten buruna salgı akışını bloke ederek, sinüs içinde göllenmesine ve sekonder bakteri enfeksiyonuna (sinüzite) yol açar.
Ayrıca, burun polipleri, büyük geniz etleri, konka hipertrofileri ve septal deviasyon gibi burun anatomik bozuklukları, alerji ve bazı kalıtsal mukoza hastalıkları da mekanik ve fonksiyonel drenaj bozukluğu yaparak sinüzite yol açabilirler. Kronik sinüzitlerin altında yatan neden genellikle bu son paragrafta sıralananlardır.

3. Sinüzit belirtileri nelerdir?
Halk arasında bilinenlerin aksine sinüzitlerin çoğunda “başağrısı” olmaz.
Akut sinüzit, tipik olarak uzayan bir üst solunum yolu enfeksiyonudur. Bir haftadan fazla devam eden nezlelerin büyük çoğunluğu sinüzittir.
Sinüzit belirtileri, erişkinlerde burun tıkanıklığı, sarı-yeşil burun ve geniz akıntısı, yüz-diş-göz ağrısı ve öksürüktür. Çocuklarda ise huzursuzluk, inatçı öksürük ve geniz akıntısına bağlı öğürme ve kusma olabilir. Tüm yaş gruplarında, kısmen daha az rastlanan belirtiler, ateş, kırıklık, yorgunluk, ağız kokusu, koku alma duyusunda azalma, boğaz ağrısı, bazen ses kısıklığıdır. Sinüzit seyri sırasında ortaya çıkan alın ve gözde ağrılı şişlikler, çift görme ve genel durum bozukluğu, sinüzit komplikasyonu olabilir. Aktif tedavi gerektirir. Mutlaka hekime başvurulmalıdır.

4. Sinüzit olan hastalara uygulanan tedavi yöntemleri nelerdir? (Sinüzit nasıl tedavi edilir?)
Sinüzit tedavisinde hedef, drenajı bozulan sinüste üreyen bakterinin öldürülmesi, drenajın sağlanarak sinüsün temizlenmesidir.
Akut sinüzitlerde, bakteriyi öldürmek için antibiyotik, drenajın sağlanması için ise burun damlaları, ağızdan kullanılan burun açıcı bazı ilaçlar ve burun temizliği yeterli olabilmektedir.
Kronik ve tekrarlayan sinüzitlerde ise burun içindeki anatomik ve fonksiyonel bozukluklara yönelmek gerekmektedir. Bu da genellikle bir ameliyat olmaktadır. Ameliyat kararından önce mutlaka bir sinüs tomografisi çektirilerek sinüzite yol açan patoloji ve patolojiler doğru tespit edilmelidir.

5. Ameliyat çözüm müdür? Ameliyat sonrasında sinüzitin tekrarlama ihtimali var mıdır? Ameliyatın riskleri nelerdir?
Her sinüzit ameliyat edilmez. Akut sinüzitlerin büyük çoğunluğu ilaç tedavisine iyi cevap verir. Kronik ve tekrarlayan sinüzitlerin altında yatan neden tam ve doğru olarak saptanmalıdır. Burun, sinüs drenaj kanalları ve genizi tıkayan-daraltan patolojilerde, bu patolojiyi ortadan kaldırmaya yönelik ameliyat en iyi çözümdür.
Modern sinüs cerrahisinde sinüs ameliyat edilmez. Sinüsün drenajını bozan patoloji ameliyat edilir. Tekrarlayan burun poliplerinde, ameliyat sonrası yeniden polip oluşursa, sinüzit de oluşabilir. Ameliyatın hayati tehlike yaratan bir riski olmamakla birlikte nadir komplikasyonlar oluşabilir.

6. Tedavi ne kadar sürer?
Sinüzitin ilaçla tedavisi, en az 10 gün antibiyotik kullanımıdır. Vakanın klinik durumuna göre bu tedavi, üç, bazen dört haftaya uzatılabilir.

7. Sinüziti olan hastaların dikkat etmesi gereken konular nelerdir?
Sinüziti olan hastaların nezle, grip gibi viral hastalıklardan korunması gerekir. Bu tip etkenlerden korunmak zor olduğundan grip aşısı denenebilir. Alerjik riniti (saman nezlesi) olanlarda allerji kontrol altında olmalıdır. Bilinenin aksine ıslak saçla sokağa çıkma sonrası oluşan başağrısı, sinüzitten çok, baş derisinin üşümesi sonucu oluşan nevralji veya kas gerilim ağrısıdır. Ancak, üst solunum yollarının enfeksiyonu sırasında üşütmek sinüzit oluşumunu kolaylaştırır. Tekrarlayan sinüziti olan hastaların havuza girmeleri sakıncalıdır.

8. Evde uygulanabilecek bir tedavi yöntemi var mıdır?
Tıbbi tedavinin yanı sıra, evde, buğu, buhar tedavisi, burun damlaları ve tuzlu su ile burun temizliği yapılarak, burnun açık tutulmasına özen gösterilmesi tedavinin başarısını artıracaktır.

Burun Akıntısı Başka Bir Hastalığın Belirtisi Olabilir

Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Pediatrik Alerji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Reha Cengizlier
, çocuklardaki burun akıntısının sinüzit, alerjik nezle gibi hastalıkların belirtisi olabileceğini belirterek burun akıntısının 2-3 günden fazla sürmesi halinde hekime danışılması gerektiğini vurguluyor.

Çocuklarda çok sık görülen burun akıntısı genellikle
dikkate alınmayan bir konu. Oysa burun akıntısı bazı hastalıkların habercisi olabiliyor. Prof. Dr. Reha Cengizlier, “Burun akıntısı bütün çocukluk dönemini ilgilendiren çok önemli bir sorundur” diyor.

Prof. Dr. Cengizlier
, burun akıntısının yeni doğan bebekten, erişkin yaşa kadar en sık karşılaşılan sorunlardan birisi olduğunu vurgulayarak şu bilgileri veriyor:

“Akıntının çeşitli sebepleri var. Bunların en önemlisi enfeksiyonlardır. Enfeksiyonlardan da en fazla nezle
, burun akıntısına yol açan bir virüs hastalığıdır. Ayrıca grip, nezle dışı diğer enfeksiyonlar sırasında da burun akıntısı görülür. Burun akıntısının şekli, özelliği hastalık hakkında da bizi uyarabilir. Örneğin, çeşme gibi devamlı şarıl şarıl akan bir burun akıntısı genellikle nezlenin erken görülen bir belirtisidir. Su gibi burun akıntısının görüldüğü bir diğer hastalık da alerjik nezledir.

Akıntının daha koyu daha yapışkan
, halk arasında da sümük diye adlandırılan bir şekli vardır. Küçük bebeklerde temizlemesi çok zor olan yapışkan bir burun akıntısıdır ve basit virüs enfeksiyonlarının iyileşme döneminde görülür.

Bakteriyel enfeksiyonlar da yine burun akıntısı ile kendini gösterebilir. Bunların içinde en çok görüleni sinüzittir. Sinüzit
, bir haftadan uzun süren burun akıntılarında mutlaka akla gelmesi gereken bir hastalıktır. Özellikle küçük bebekler, yabancı cisimlerle oynarken burunlarının içine sokarlar. Tek taraflı burun akıntısı olduğunda mutlaka bir yabancı cisim ihtimali göz önüne getirilmelidir.”

Ağızdan nefes almak çözüm değil


Prof. Dr. Cengizlier
, küçük çocuklarda burun akıntısının burun tıkanıklığı ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirterek şunları söylüyor:

“Burun akıntısı ile aileler her zaman kendileri baş edemezler. Özellikle 6 ay altı çocukların mutlaka hekim tarafından kontrol edilmesinde fayda vardır. Kullanılacak bir takım ilaçlarla ailenin ve çocuğun daha rahat etmesi sağlanabilir. Burun akıntısı ile aileler her zaman kendileri baş edemezler. Çocuk burundan nefes alamadığı zaman ağzından almaya çalışır. Ağızda gerekli koruma mekanizmaları olmadığı için de havanın içindeki zararlı maddeler direkt olarak akciğerlere ulaşacak
, bu sefer de başka hastalıklara yol açacaktır. Yani ağızdan nefes almak çözüm değildir. Burnu açmak için bazı ilaçlar, koruyucu sıvılar kullanılabilir. Ancak bunlar hiç korkmadan güvenle rahatlıkla uzun süre kullanılacak ilaçlar değildir. Mutlaka hekim kontrolünde belirli ölçülerde kullanılmalıdır. Hele ki içerisinde ilaç olan burun damlaları asla ezbere kullanılmamalıdır. Çünkü bunların bir kısmı ters etki yapabilir. Burun tıkanıklığını açmak için kullanılan bir damla bir süre sonra burnu tıkayabilir. Bir çocukta burun akıntısı başta sulu olarak başlamış sonradan koyulaşmış da olsa, baştan koyu olarak başlamış da olsa bir haftadan daha uzun sürüyorsa bunun altında yatan başka bir enfeksiyon olabilir. Başlangıçta viral olarak başlayıp üstüne mikrobun eklenmesi ile yeni bir hastalık olma riski de vardır. Özetlersek kısa süreli iki üç gün süren basit soğuk algınlığına bağlı burun akıntı ve tıkanıklıkları çocuğu sümkürterek, temizleyiciler ile evde halledilmeye çalışılabilir. Ama bunun uzaması halinde ya da yapılan basit uygulamalara cevap alınamaması durumunda hekime gösterilmesi gerekir.”








ömr-ü diyar isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt   #2 (permalink)
*İLiM DiLeNcİsİ*
Rüya yorumcusu
Standart

Sinüzit Belirtileri :

Bir aydan kısa süren sinüzite akut, daha uzun süren sinüzitlere ise subakut ve kronik diyoruz. Sanıldığının aksine sinüzitlerin en sık belirtisi baş ağrısı değildir. Hatta baş ağrısı sinüzitte nadiren görülen bir bulgudur. En sık görülen bulgular:
-Burun tıkanıklığı
-Sarı, yeşil renkli veya kanlı burun akıntısı
-Göz çevresinde ve yanaklarda ağrı
-Kafada basınç hissi
-Öne eğilmekle artan yüz ağrısı
-Kötü ağız kokusudur

Bazen de kuru öksürük, hafif ateş ve geniz akıntısına bağlı mide bulantısı iştahsızlık gibi yakınmalar görülebilir.

Teşhis nasıl Konur : Hastanın şikayetleri ve muayene bulgularına göre sinüzit düşünülse bile kesin teşhis radyolojik olarak çekilen filmlerler konur.Özellikle tedaviye cevap vermeyen veya ameliyat düşünülen hastalarda mutlaka bilgisayarlı tomografi çekilmelidir. Bilgisayarlı tomografi burun içi ve sinüsler hakkında bize çok faydalı bilgiler vermektedir.

Sinüzitin Önlenmesi İçin Yapılabilecek şeyler:

Sinüziti önleme konusunda özellikle burun ile sinüsler arasındaki kanallarda bir darlık ve bünyesel yatkınlığınız varda daha duyarlı olmalısınız. Alerji probleminiz varsa bu konuda gerekli önlemleri almalı ve gerekiyorsa alerji tedavisi yaptırmalısınız. Özellikle kış aylarında ısıtıcıların yol açtığı kuru hava sinüs enfeksiyonlarına zemin hazırlar. İdeal nem oranı olan %35-%50 seviyelerini sağlayabilmek için evinizde nemlendirici cihazlar ya da basitçe kış aylarında ısıtıcıların üzerinde su dolu kaplar bulundurabilirsiniz. Sinüzite sık yakalanan kişilerin yazın özellikle havuzda derine dalmaması ve kafasını suya sokmaması önerilir.

Sinüzit Tedavisi :

Soğuk algınlığı, nezle durumunun 10 günden uzun sürmesi halinde mutlaka doktora başvurulmalıdır. Sinüzit pek çok kişinin sandığı gibi tedavisi mümkün olmayan bir hastalık değildir. Özellikle kronik sinüzitlerde en önemli konu sinüzite neden olan ana nedenin ortadan kaldırılmasıdır. Akut sinüzitlerde ilaç tedavisi üç haftaya kadar çıkabilen antibiyotik, burun damlaları ve alerji önleyici ilaçlarla yapılır. Ancak hava yollarını tıkayan burun eti büyümesi, burun kemiği ve kıkırdağında eğrilik, alerji gibi nedenler varsa tedavi sonrasında bu nedenlerin ortadan kaldırılması sinüzitin kronik bir hastalık halini almasını önleyecektir.

Kronik sinüzitlerde bazen burun polibi denilen et büyümeleri de eşlik eder. Bu tip durumlarda tedavi cerrahidir. Özellikle son 10 yıldır sinüzit cerrahisinde endoskoplar kullanılmakta ve yapılan ameliyata Fonksiyonel Endoskopik Sinüs Cerrahisi (FESC) adı verilmektedir. Burun içine sokulan bir kamera aracılığı ile monitörden amaliyat yapmaya imkan veren endoskopik cihazlarıla yapılan bu teknik, sinüslerin havalanmasını engelleyen nedenlerin çözümü konusunda oldukça iyi bir olanak tanımakta ve sonuçlar başarılı bir operasyon sonrasında oldukça yüz güldürücü olmaktadır.

Endoskopik yöntemle (görüntü, muayene ve ameliyat) hem burun içi gibi dar ve karanlık bir yerde çalışmayı kolaylaştırmaktadır hem de sinüse yola açan asıl faktör düzeltilip diğer sağlam bölgelere dokunulmamaktadır. Bu ameliyat hem lokal hem de genel anestezi ile yapılabilmektedir. Ameliyatta en önemli amaç sinüs ağızlarının açılmasını sağlamak ,sinüslerin içini temizlemektir. Genelllikle sadece burun içinden girmek yeterlidir. Bazen maksiller sinüse girmek için dudak altından çalışma gerekebilir. Bu yöntemle burun içindeki et, kemik eğriliği gibi diğer hastalıklar da tedavi edilebilmektedir.

Ameliyattan sonra hekimin tercihine göre burun içine tampon konabilir.
Ameliyattan Sonra Nelere Dikkat Etmelidir : Endoskopik yöntemle yapılan ameliyattan sonra en önemli konu pansumanların uygun yapılmasıdır. Sinüzit ameliyatında pansuman burunun içinin uygun şekilde temizlenmesi anlamına gelir. Bunun için başlangıçta birkaç günde bir daha sonra daha seyrek olarak doktorunuza gitmeniz gerekecektir. Kaç günde bir temizlenmesi gerektiği ameliyatın seyrine ve doktorun tercihine göre değişir. Doktorunuz her pansumandan sonra bir sonraki görüşme zamanını söyleyecektir. Hasta kendi burun içini serum fizyolojikle yıkayarak yapışma ve birikintileri önlemeye çalışır.

Endoskopik yöntemle ameliyat yapılmaya başlandıktan sonra sinüzitin tekrarlama oranı son derece düşmüştür. Ancak yine de özellikle alerjinin rol oynadığı sinüzitlerde tekrar problem oluşması görülebilir. Sinüzit toplumumuzda sanıldığından çok daha sık görülmektedir.

Op.Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi, Op. Dr. Gökalp Dizdar









*İLiM DiLeNcİsİ* isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 3 Hafta önce   #3 (permalink)
*İLiM DiLeNcİsİ*
Rüya yorumcusu
Standart Burundan sıvı gelmesi

Burundan sarı su, akıntı veya sıvı gelmesi

Bazı durumlarda burundan sarı su veya buna benzer bir sıvı gelmesi normaldir. Fakat şüphe veren bir durum olmadan yani hiç bir sebep yokken burundan herhangi bir sıvı gelmesi beyinle ilgili bir sorun olduğuna işaret edebilir. Beyinde gelişen veya travmalar sonucunda gelişen bir hasar sonucu olabilir.

Burundan gelen sıvının omurilik sıvısı akıntısı olma ihtimali vardır. Dikkate alınmazsa, menenjit başta olmak üzere birçok probleme yol açabilir.

Burnundan sarı su-sıvı gelen hastalar çoğu zaman bunu alerjik nezle sanıyorlar, beyin omurilik sıvısı, yapısına göre tatlı veya tuzlu olabiliyor. Ancak beyin omurilik sıvısının yapısı şeffaftır. İltihap şeklinde koyu sarı bir akıntı değildir.

Burun akıntısı (Rhinore) pek çok neden ile oluşur. Alerjik, nezle, burun içinde kitle, gripal enfeksiyon, BOS gibi. Ayrıca, burun damlası veya spreylerin uzun süreli kullanımı sonucu Rebound Etki dediğimiz durum oluşabilir ve ilaç bırakıldıktan sonra burun akıntısı daha fazla olarak ortaya çıkabilir. En doğru hareket bir Kulak-Burun-Boğaz uzmanına tetkikler yaptırıp sonucu kesin değerleriyle öğrenmek olacaktır. Sağlık ihmale gelmez...









*İLiM DiLeNcİsİ* isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla

Bookmarks

Seçenekler
Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:



Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0

© Tüm Hakları Saklıdır.
Bu websitesinde Bulunan Yazılar
AKTİF KAYNAK LİNK belirtilmeden kullanılamaz.

Din