๑۩۩๑Burada her şey "NET"๑۩۩๑

islamiforumlar.net





Go Back   islamiforumlar.net - islami forum > İSLAMİ PAYLAŞIMLAR > Genel islami paylaşımlar
Anasayfa Kuran-ı Kerim Kuran Öğren İslami rüya tabirleri İslami Oyunlar İlahiler İletişim
Genel islami paylaşımlar Çeşitli islami konuları burada paylaşıyoruz.

Allaha Şirk Koşmak

Bismillahirrahmanirrahim Esselamu aleykum Konu : Şirk Koşmak Peygamberimiz s.a.v.’in Meleklerden değil de İnsan olarak gönderildiğini yadırgayanlara cevaben inen âyeti kerimelerden birisi şöyledir : “Gökleri ve yeri yaratan, besleyen fakat kendisi ...


Yeni Konu aç Alıntı ile cevapla

 

Seçenekler Değerlendirme
Alt   #1 (permalink)
Mekkavi
Başarılı Kardeşimiz

Standart Allaha Şirk Koşmak

Bismillahirrahmanirrahim
Esselamu aleykum


Konu : Şirk Koşmak

Peygamberimiz s.a.v.’in Meleklerden değil de İnsan olarak gönderildiğini yadırgayanlara cevaben inen âyeti kerimelerden birisi şöyledir :

“Gökleri ve yeri yaratan, besleyen fakat kendisi beslenmeyen Allah'tan başka bir dost mu edinirim? de. Doğrusu ben ilk Müslüman olmakla emrolundum. Asla ortak (Allah’a şirk) koşanlardan olma.” (Enam sûresi 14. âyet)

“ Her günahı Allah silebilir. Ancak müşrik olarak ölürse veya bilerek bir mümini öldürürse silmez.” ( Faydul kadir hadis no 6304 )

Yukarıdaki ayeti kerime ve 6304 nolu Peygamber s.a.v.’in sahih hadisi şerifinde buyurduğu gibi: Kişi dünyada iken Yüce Allah’ın buyruklarına karşı gelirse şirke girer ve ahirette kendisini büyük felâketin içinde bulur. Çünkü şirk, Arapça da şirket ortaklığı anlamına gelir. Yani yüce Allah’ın indirmiş olduğu buyruklara, hâşâ ortak olduğunu iddia etmiş olur.

Kuran-ı Kerimde, Arapça asıllarındaki (Amma yüşrikun) Âyetlerinin asıl anlamı sen kimin isteğine, kuralına uyduysan senin Allah’ın o’dur, ben senin Allah’ın değilim manasına gelir. Yani Yüce Allah haram kılmasına rağmen bilinçli olarak hem içer, hem faiz yer, hem başını açar, hem namaz kılmaz, hem de giyinik çıplak veya daracık kıyafetleri ile dışarıda bedenini teşhir eder ve bu yaptıklarını da yanlış değil doğru olduğunu savunur ise cenabı Allah’a şirk koşmuş olur.

Dolayısıyla istediği kadar elhamdülillâh Müslüman’ım demesi çölde serap görmekten başka bir şey değildir. Ancak sorumlu olduğu ibadetlerden bir bölümünü Allah’ına inanarak yapar bir bölümünü yapamaz fakat elinden geldiği kadar İslamiyet’i yaşamaya çalışır, “Allah tamamını da uygulamamı nasip etsin” diye duâ eder ve “İnşallah ileride fazlasını yaparım” der ve Allah’tan tövbe ve mağfiret dilerse Allah’ın affına mazhar olabilir.

Yukarıdaki hadisi şerifin devamında ise Allah’u Teâlâ bilerek bir mümini öldürenin günahını silmez buyruğu yer almaktadır. Bu konu çok önemlidir hiçbir neden haksız yere müminin canına kıymayı meşru gösteremez. Çünkü insan çok değerli bir mahlûktur, Yüce Allah kendi ruhundan üfleyerek insanoğlunu yaratmıştır.

İnsan o kadar değerlidir ki Yüce Allah kâinattaki ve dünyadaki canlı veya cansız bütün mahlûkatı insana hizmet etmek için yaratmış, bir bölümünü onun tasarrufuna bırakmış, bir bölümünü de onun istifadesine sunmuş ve ona boyun eğdirmiştir. Ayeti kerimede:

“O göklerde ve yerde ne varsa hepsini size boyun eğdirmiştir.”(Casiye sûresi 13. âyet)

Eğer Yüce Allah’ın buyruğu ile yukarıdaki âyeti kerimelerde görüldüğü gibi söz konusu bütün bu varlıkların tamamı bize boyun eğdirilmiş olmasaydı, dünyadaki hiçbir yaratıktan istifade edip yararlanamazdık. Dolayısıyla insan oğlunun tasarrufuna ve istifadesine bırakılan bütün bu nimetlere karşılık Cenabı Hakka ne kadar şükretsek azdır. Âyeti kerimeler ve hadisi şerifler böylesi değere sahip bir insanın canına kıymanın cezasının ne olacağını bize şöyle buyurmaktadır :

“Kim bir mümini bile bile öldürürse onun cezası içinde ebedi olarak kalmak üzere Cehennemdir. Allah ona gazap etmiş, lanet yağdırmış ve kendisi için büyük azap hazırlamıştır.”(Nisa süresi 93. âyet)

“İşte bu yüzden ki İsrail oğullarına (Yahudilere) şöyle yazmıştık. Kim bir cana karşılık olmaksızın (haksız yere) bir cana kıyarsa bütün insanları öldürmüş gibi olur. Her kim bir canı kurtarırsa bütün insanları kurtarmış gibi olur.”(Mâide sûresi 32.âyet)

Diğer hadisi şerif şöyle buyurmaktadır:
“İki Müslüman birbirini öldürmek için dövüşürlerse ölende öldürende ateşe girer. Dediler ki: Ya Resul Allah bu öldürendir ya ölenin nesi var? Dedi ki: Çünkü oda diğerini öldürmek istiyordu.” ( Faydul kadir hadis no 485 )

Diğer taraftan bazı Müşriklerde vardır ki şöyle derler : Bütün bunlar saçma ben inanmıyorum, bunlar eskilerin uydurmasıdır sözleri ile kendilerini avuturlar. Böylece dünyanın konforu, zevki, sefası ve tüm güzellikleri onların olur. Dünya bazılarına geçici cennet bazılarına da dar olur. Onlara yasak yoktur, onlar Allah’tan değil yalnız güvenlik güçlerinden korkarlar, haramları kendilerine göre yorumlayıp helâlleştirirler.

Haşa ilâhi buyrukları hiçe sayan bu akıllı insanlara ne oluyor? Başı boş olarak yaratıldıklarını Rablerine dönmeyeceklerini mi sanıyorlar? Tabi ki başı boş değil. Böyle olanlar Allah’a imân edip teslimiyetlerini derhal ilân etmeleri gerekiyor. Aksi halde Müşrik olarak ölürler ve Cennet onlara haram olur.

“Kim Allah'a ortak koşarsa (şirk), şüphesiz Allah ona cenneti haram kılmıştır ve onun varacağı yer cehennemdir.” (Maide sûresi 72. âyet)

“Vay başına geleceklere! Yine vay başına geleceklere! İnsanoğlu, başı boş bırakılacağını mı sanır?.” (Kıyamet sûresi 34.35. 36. âyetler)

“Onlar her türlü mucizeyi görseler bile yine de ona inanmazlar.” (Enam sûresi 25. âyet)

Aynen ebu Leheb gibi oda Yüce Allah’a teslim olmayı reddetmişti. Biliyorsunuz Kuran’ı Kerimde Mesed (Tebbet) sûresi namaz sûrelerindendir. Ve bu sûre Ebu Leheb sağ iken inmiştir. Bu sûrenin bir bölümü şöyledir :

“Ebu Leheb'in iki eli kurusun, kurudu da! Malı ve kazandığı kendisine fayda vermedi. Alevli ateşte yanacaktır.” (Mesed sûresi 1.2.3. âyetler)

Ebû leheb akıllı bir insandı ve sonucunu bile bile İslam’ı reddetti. Halbuki yalancıktan Müslüman oldum deseydi veya diğer sahabeler gibi gerçekten imân etmiş olsaydı, Kuran’ı Kerimdeki Mesed (Tebbet) sûresi ne olacaktı?

O tarihlerde yüzlerce Sahabe sonradan imân ettiler. Onlar için Kuran’ı Kerimde benzeri bir sûre yoktur. Demek ki Cenâbı Allah onun kesinlikle imân etmeyeceğini, kalbinin mühürlü olduğunu Âlim sıfatıyla biliyordu ki, Mesed sûresini o hayatta iken indirdi.

Günümüzde de böyle hastalıklı ve kalbi mühürlü, aynı kişiliğe sahip insanlar vardır.

“gerçekten kâfir olanları, uyarsan da uyarmasan da, onlar iman etmezler. Zira Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Onların gözlerine bir çeşit perde çekilmiştir, onlar için büyük bir azap vardır.”(Bakara sûresi 6. 7. âyetler)

Yüce Rabbim hepimizi Kuran ve peygamber yolundan ayırmasın. Hepimize dünya ve ahiret güzellikleri nasip etsin. Hepimizi peygamberimiz s.a.v. me Cennette komşu eylesin.

Sevgiler ve saygılar. Hoşça kalın. Mekkavi…







Mekkavi isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt   #2 (permalink)
elifgibi
Uzman Kardeşimiz

Standart

emeginize saglık







elifgibi isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
elifgibi Kardeşimize bu mesajı için Allah Razı Olsun Diyenler=====>
Alt   #3 (permalink)
Ekrem
Yönetici-Admin

Standart

Alıntı:
elifgibi Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
emeginize saglık
Gözlerine sağlık.







Ekrem isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Ekrem Kardeşimize bu mesajı için Allah Razı Olsun Diyenler=====>
Yeni Konu aç Alıntı ile cevapla

Bookmarks

Seçenekler
Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:



Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0

© Tüm Hakları Saklıdır.
Bu websitesinde Bulunan Yazılar
AKTİF KAYNAK LİNK belirtilmeden kullanılamaz.

Din