Tekil Mesaj gösterimi

Alt   #10 (permalink)
Gönül sızım
Özel Kardeşimiz

Standart





Ve Aleykümselam Rüyaniz Hayr olsun
Rüyada fırtına görmek;
Fırtına rüyaları kötüye yorulmaz. Bunlar pek çok şeyin değişeceğini haber verirler.
Fırtına,hortum rüyaları,bunlar Tabii afettir! hikmet ve sebebini anca Rabbim bilir...
insanoğlu sabırsızdır illa her şeyi hemen bilmek ister...Oysa bu da hayat imtihanin bir bir parçasıdır..

Rüyada fırtına görmenin psikolijik yorumu;
Öfke eken fırtına biçer.Bunu sakın unutma!! Öfkenizi kontrol etmeyi öğrenmeniz gerekiyor..
insanlara karşı daha dikkatli ,daha sabırlı davranmanız gerekli..aceleci ve tahammülsüz bir tutum içine girip, çok basit, küçük, önemsiz bir şeyi büyütüp içinden zor çıkılır bir olay hâline bir bardak suda fırtına koparmayı bırakın!! yoksa dünya tüm ağırlığıyla üstünüze yıkılır..olarak yorumlanir...

Sorun ; olaylara mantıklı yönden bakabilmek bazen yapamıyoruz işte (nefsimizle hareket ediyoruz) o zaman problemler,fırtınalar çıkıyor...
Böyle davranmanız gerektiğine yoksa işlerinizin kötüye gideceğine işaret eder.bir bardak olmayı bırakın!!da kabınızı genişlettin...
ya da Öfkenizi duygu ve düşüncelerinizi kontrol altına almayı öğrenin........


Tuz ve gölet
Vaktiyle bir ustanın hayli tembel, her şeyden şikayet eden bir çırağı varmış. Çırak öylesine sabırsızmış ki ustasının her dediğini mızmızlanarak yapıyormuş.
Usta bu duruma bir son vermek istiyormuş. Bir gün dükkandayken çırağa seslenmiş:
-Oğlum şu raftan bir bardak al ve içini suyla doldur. Sonra içine bir kaşık tuz koyup karıştır.
-Çocuk denileni yapar ve içi tuzlu su dolu bardakla ustasının yanına gelir. Usta çıraktan bu suyu içmesini söyler. Çocuk şikayetçi bir ses tonuyla:
-“Usta tadı acıdır bunun, içilmez ya” der.

Usta kıkırdayarak çırağını kolundan tuttu ve dışarı çıkardı. Sessizce az ilerdeki gölün,gölettin kıyısına götürdü ve çırağına bu kez de bir avuç tuzu göle atıp,
gölden su içmesini söyledi. Söyleneni yapan çırak, ağzının kenarlarından akan suyu koluyla silerken aynı soruyu sordu:

- 'Tadı nasıl?' 'Ferahlatıcı' diye cevap verdi genç çırak.
- 'Tuzun tadını aldın mı?' diye sordu yaşlı adam, 'Hayır' diye cevapladı çırağı.

Bunun üzerine yaşlı adam, suyun yanına diz çökmüş olan çırağının yanına oturdu ve şöyle dedi:
- 'Yaşamdaki ıstıraplar tuz gibidir, ne azdır, ne de çok. Istırabın miktarı hep aynıdır. Ancak bu ıstırabın acılığı, neyin içine konulduğuna bağlıdır.
Istırabın olduğunda yapman gereken tek şey ıstırap veren şeyle ilgili hislerini genişletmektir.
Onun için sen de artık gölet olmayı bırak!! da derya olmaya çalış...'

Ömrünüz uzun yolunuz açık olsun! İyi hayat, uzunca süren bir yolculuktur. Sabır ister, Sevgi, ilgi, dikkat, özen, adanmışlık dürüstlük,samimiyet ister,Selametle..




Gönül sızım isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla